Sunucu altyapılarınızı kurarken hangi linux dağıtımı seçileceği, işletmenizin verimliliği, güvenliği ve maliyetleri doğrudan etkileyen kritik bir karardır.
Sunucu altyapılarınızı kurarken hangi linux dağıtımı seçileceği, işletmenizin verimliliği, güvenliği ve maliyetleri doğrudan etkileyen kritik bir karardır. Debian ve CentOS, sunucu ortamlarında en popüler seçenekler arasında yer alır. Debian, açık kaynaklı yazılımın öncüsü olarak tanınırken, CentOS Red Hat Enterprise Linux’un (RHEL) ücretsiz bir klonu olarak kurumsal stabilite sunar. Bu makalede, her iki dağıtımın sunucu kullanımına yönelik güçlü ve zayıf yönlerini detaylıca inceleyerek, karar sürecinize rehberlik edeceğiz. Seçim yaparken donanım uyumluluğu, yazılım ihtiyaçları ve destek döngülerini göz önünde bulundurmak esastır.
Debian, sunucular için ideal bir seçenek olarak öne çıkar çünkü yıllardır süren stabilite odaklı geliştirme yaklaşımıyla bilinir. Debian’ın “stable” sürümü, üretim ortamlarında uzun süre sorunsuz çalışmak üzere tasarlanmıştır. Bu dağıtım, minimalist bir kurulum sunarak gereksiz bileşenleri dışlar ve sistem kaynaklarını verimli kullanır. Örneğin, bir web sunucusu kurarken Apache veya Nginx’i hızlıca yapılandırabilir, systemd ile servis yönetimini kolaylaştırabilirsiniz. Debian’ın geniş paket deposu (yaklaşık 60.000 paket), sunucu yazılımlarının çoğunu hazır halde sağlar, bu da kurulum süresini kısaltır.
Sunucu yöneticileri için pratik bir yaklaşım, Debian’ı minimal ISO ile kurmaktır: İlk adımda ağ yapılandırmasını tamamlayın, ardından apt update && apt upgrade komutlarıyla sistemi güncelleyin. Güvenlik duvarı olarak UFW’yi etkinleştirerek iptables kurallarını basitleştirin. Debian’ın FreeBSD kökenli Ports sistemi benzeri yapısı, kaynak kodundan derleme imkanı verir ki bu, özel optimizasyonlar için faydalıdır. Uzun vadeli destek (LTS) ile 5 yıla varan güncellemeler alır, bu da bakım maliyetlerini düşürür.
Debian’ın stabilite anlayışı, her paketin titiz testlerden geçirilmesinden kaynaklanır. Sunucularda kesinti yaşanmaması için “testing” ve “unstable” dallarından stable’a geçiş kontrollüdür. Güvenlik açısından, Debian Security Team haftalık güncellemeler yayınlar; örneğin, OpenSSL zafiyetleri anında yamalanır. Pratikte, unattended-upgrades paketini kurarak otomatik güvenlik yamalarını etkinleştirin: apt install unattended-upgrades ve /etc/apt/apt.conf.d/50unattended-upgrades dosyasını düzenleyin. Bu, sunucunuzu proaktif korur ve manuel müdahaleyi minimize eder. Ayrıca, AppArmor varsayılan olarak etkin olup dosya erişimlerini kısıtlar.
Apt paket yöneticisi, Debian’ın en güçlü yanlarından biridir. Sunucu yazılımlarını bağımlılıklarla birlikte yüklemek için apt install nginx php-fpm mysql-server gibi komutlar yeterlidir. Backports deposuyla yeni kernel’leri stable’a entegre edebilirsiniz. Örnek bir LAMP yığını kurulumunda: apt install apache2 mariadb-server php libapache2-mod-php ve ardından php.ini’yi optimize edin (memory_limit=256M). Bu süreç, CentOS’a kıyasla daha hızlı ve kullanıcı dostudur, özellikle Docker veya Kubernetes gibi container’lar için base image olarak tercih edilir.
Debian’ın dev topluluğu, wiki ve forumlar üzerinden 7/24 destek sağlar. Sunucu için özelleştirme, /etc/debian_installer gibi preseed dosyalarıyla otomatize edilebilir. PXE boot ile yüzlerce sunucuyu aynı anda kurun: tftpd-hpa ve dhcp3-server yükleyin, pxelinux.cfg/default’u yapılandırın. Bu, veri merkezlerinde ölçeklenebilirlik sağlar ve kurumsal ortamlara uygundur.
CentOS, RHEL’in binary uyumlu bir kopyası olarak sunucu dünyasında kurumsal tercihler arasında yer alır. Özellikle finans ve telekom sektörlerinde, RHEL lisans maliyetlerinden kaçınmak isteyenler için idealdir. CentOS 7 gibi eski sürümler, 10 yıla varan destek döngüsüyle uzun ömürlü sunucular için uygundur. Yum/DNF paket yöneticisi, RPM tabanlı ekosistemiyle SELinux entegrasyonu sağlar ki bu, güvenlik politikalarını zorunlu kılar. Bir veritabanı sunucusu için PostgreSQL kurarken, yum groupinstall “PostgreSQL Server” komutu hızlı bir başlangıç yapar.
Pratik kurulumda, CentOS’u kickstart dosyalarıyla otomatikleştirin: Anaconda installer’ı %pre, %post script’leriyle kişiselleştirin. SELinux’u permissive modda başlatıp audit.log’u inceleyin, ardından enforcing’e geçin. CentOS Stream’in rolling release modeli, en yeni özellikleri test etmek isteyenler için uygundur ancak üretimde stable sürümler önerilir. Kaynak kullanımı açısından, Debian’a benzer şekilde hafiftir; örneğin, 1 GB RAM’li bir VPS’te sorunsuz çalışır.
CentOS 7, 2024’e kadar tam destek alır; EOL sonrası Extended Update Support (EUS) ile devam eder. RHEL uyumluluğu sayesinde, Oracle veya SAP gibi yazılımlar doğrudan çalışır. Migration için, yum update –obsoletes ile paketleri yenileyin ve /etc/yum.repos.d/CentOS-Base.repo’yu kontrol edin. Bu, kurumsal geçişlerde sıfır uyumsuzluk sağlar ve BT ekiplerine güven verir.
SELinux, CentOS’un güvenlik kalesidir: semodule -l ile modülleri listeleyin, audit2allow ile özel kurallar oluşturun. Firewalld ile zone’ları yönetin: firewall-cmd –permanent –add-service=http –zone=public. Performans için, tuned profiliyle CPU’yu optimize edin (tuned-adm profile virtual-guest). Bu araçlar, yüksek trafikli sunucularda %20’ye varan verim artışı sağlar.
Debian ve CentOS’u karşılaştırırken, hangi linux dağıtımı sorusunun cevabı ihtiyaçlarınıza göre değişir. Debian, daha sık güncellemeler ve geniş toplulukla yenilikçi ortamlara uygundur; CentOS ise RHEL ekosistemiyle kurumsal uyumluluk arayanlar içindir. Performans testlerinde, Debian Apache benchmark’larında %5-10 daha hızlı çıkarken, CentOS veritabanı işlemlerinde SELinux avantajıyla öne geçer. Maliyet açısından her ikisi ücretsizdir, ancak CentOS’un EOL sonrası Rocky Linux veya AlmaLinux’a geçişi planlayın.
Karar için, bir test sunucusu kurun: Her iki dağıtımı VirtualBox’ta deploy edin, Sysbench ile CPU/RAM testi yapın (sysbench cpu –threads=4 run). Debian’ın glibc’si daha yeni olup modern uygulamalarda üstün; CentOS’un kernel’i ise stabilite odaklı. BT politikalarınıza göre değerlendirin: Eğer compliance (PCI-DSS) gerekiyorsa CentOS, geliştirme hızı için Debian seçin.
Seçiminizi yaptıktan sonra: 1) Backup alın, 2) Test ortamında validate edin, 3) Ansible ile konfigürasyon yönetimi kurun (ansible-playbook site.yml). Monitoring için Prometheus ve Grafana entegre edin. Debian’da backports kullanırken pinning yapın (/etc/apt/preferences); CentOS’ta EPEL reposunu etkinleştirin. Bu adımlar, sorunsuz deploy sağlar.
Sonuç olarak, sunucu ihtiyaçlarınıza göre hangi linux dağıtımı seçerseniz seçin, düzenli bakım ve güncellemelerle maksimum verim alabilirsiniz. Debian esneklik arayanlar için, CentOS ise kurumsal katılık isteyenler için idealdir. İşletmenizin ölçeği, yazılım yığını ve ekip becerilerini dikkate alarak pilot bir proje başlatın; bu, en doğru kararı verecektir.